
Herkesin aşina olduğu o dıt dıt - dıt dıt sesini duyduğumda günün yorgunluğunu yatağımda cenin pozisyonunda yatarken atıyordum.Hava gerçekten sıcaktı anlaşılan güneş çok sinirliydi,telefonumu genelde sessize alırım ev halkını rahatsız etmemek için.Kendimi övmek gibi olmasın ama sağolsunlar arayanım soranım çok olur.Cenin pozisyonundan yavaş yavaş sezeryanla alınmış bebek pozisyonunu almaya başladım,masamın üstünde duran telefonum gözüme birden çok uzak geldi.Bir an yatağımdan masama ulaşmak için arabanın gerekli olabileceğini düşündüm.Ancak aptallığımı hemen anladım , -Akıllı Orhun!Senin ehliyetin yok be çocuk , yatağından masana kadar çevirme falan varsa mazallah zıçarsın.-Birden kendi aptallığıma güldüm ve ehliyet gerektirmeyen bir toplu taşıma aracına binmeye karar verdim.Aynı dakika içinde 2 kere aptallık yapmış olmanın verdiği derin bir huşuyla irkildim!Yine dedim kendime - Aptal Orhun!Kentkartın yoksa otobüs 3 tl ulan,senin o kadar paran varmı?- Kendime bir tokat attım , noluyordu bana çok fazla hata yapıyordum , bizim ülkemiz bu kadar hatayı kaldırmaz asarlar mazallah.Durdum derin bir nefes aldım ve yatağımdan masama nasıl ulaşacağımı düşündüm.Düşündüğüm şeyin doğruluğunu iki üç kez kontrol ettikten ve doğru olduğunu anladıktan sonra yapmaya karar verdim.Feribota binecektim...Büyük bir azimle ayağa kalktım , acele dediğimiz o huysuz kadın yavaş yavaş beni etkisi altına alıyordu . Acele etmemin sebebi şuydu ; mesaj geleli nerdeyse 62 sn olmuştu ve mesajın önem verdiğim birinden gelme olasılığı çok yüksekti (bkz. Adam Fawer,Olasılıksız).Araya çok fazla soyut cümleler girdiği için özür dilerim biz somut dünyamıza devam edelim...Ayağa kalktım ve giysi dolabıma yöneldim , siyah şort mayomu aldım bunu giydiğimde baldır kaslarımın çok belirginleştiğini ve karşı cinsten birini etkilememi daha olası kıldığını düşünüyordum.Odama kimsenin gireceğinden emin olduğum bir anı bekledim sessizce , odamın sınırlarına yakın bölgelerde kimsenin gezintiye çıkmadığına emin olduktan sonra , giydiğim şeyleri yatağım üzerine fırlatıp mayomu giydim.Feribot için hazırdım , her feribota bindiğimde benim mayo giymem alay konusu olurdu.-Lan yüzmiyceksin ki seni götürüyo gemi zaten ho ha ha aoooow- diye sitem ederlerdi.Haklılardı belki ancak ben her türlü olasılığı düşünürdüm ve feribotun batması halinde boxer ve şortumla hayatta kalma çabası verdikten sonra , karaya çıktığımda üstüme yapışan giysilerimden herkesin net olarak penisimi görmesi olasılığı beni mayo giymenin en doğru seçim olduğu konusunda ikna etmişti.Feribotu bekliyordum odamda , yaklaşık 10 sn sonra ne kadar büyük bir aptallık yaptığımı anladım . - Salak Orhun!Feribot hiç sizin eve sığarmı ulan!- Bu kadar kısa zaman diliminde bu kadar çok hata yapmanın verdiği o müthiş korkuyla bilgisayarıma yöneldim ve FEAR OF THE DARK'ı açtım.Artık benim için hiçbirşeyin önemi yoktu , telefon , mesaj, arkadaş...Sadece kendime acıyordum , çok fazla hata yapıyordum ve telafisi olmayan hatalar.Kötü yola düşüyordum , hayır yapamıyordum , ben hayat denilen futbol maçını oynayamıyordum.Dayanamadım ve bağırdım ''Bu da mı gol değil be!'' dedim.
Odama apar topar annem geldi , oğlum ne bağırıyosun bu saatte komşular uyanacak , diye veryansın etti.
O an 90'lardan çıkma kötü bir gerilim filminde olduğumun farkına vardım , hepsi rüyaydı , rüya görmüştüm . Mutlulukla annemi savuşturduktan sonra . Telefona yöneldim ; masamın üstünde duran telefonum gözüme birden çok uzak geldi.Bir an yatağımdan masama ulaşmak için arabanın gerekli olabileceğini düşündüm.......... (sadri alışık , serseriler kralı-güzel filmdir)

