Cuma

Lifestyle Dergisi

Hayatı belli şeyler üzerinde oturttun mu oluyor üstadım.Mesela bir felsefeyi çok pis benimseyeceksin, insanlarla konuşurken 'asıl anlatmak istediğim şu;' veya 'bütün olaylar bunun çevresinde gelişiyor' şeklinde bir izlenim vereceksin.Hep o konu hakkında konuşacaksın, olabiliyor yani.
Bir arkadaşım konfüçyüsçüyüm da konfüçyüsçüyüm diye geziniyor.Din öğretmenimiz, o felsefe hakkında yorumunu yaptığında(dinden saymadı), kötü sözler, el hareketleri havada uçtu.Tartışma yaşandı diyelim.Hani nerde kaldı senin şimdi büyüklerine saygın?Nerde kaldı sadakatın, kibarlığın?Bu kadarmış demek ki konfüçyüsçülüğün.
Gelgelelim böyle entel felsefelerden; seks, nargile, alkol, çevre (yapmak) gibi çok basit amaçlı yaşam stilleri de var.Daha sonra bunlara kariyer de eklenebiliyor.
Ancak öyle bir felsefe var ki, hayatımı altüst eder, pijamamı bile sorgulatır.Kıbrıs Şehitleri'nde Kırçiçeği'nin karşısındaki o sarı tahtaya yapışkan oyuncak adamcıklar atıp '1milyon' diyen o insandan söz ediyorum.Görenler, onun yuvarlak gözlüklü, sırma saçlı, '1 milyon'ların vermiş olduğu yüz kırışıklığı, hippie duruşuyla o mesleği neden ve nasıl yaptığını, o '1 milyon' sesinin o bünyeden nasıl çıktığını, yatmadan önce bir kere düşünmüşlerdir.