Salı

Zamandaki Çocuk

la la si, bir çocuk düşünün ki zamanı sorgulayan, iyilik ve kötülük arasındaki çizgiyi bulamayan.sol sol la, dünyayı vuran kör adamları görebiliyor mu?la la si..Evet, bu çocuk aynı zamanda yakın bir tarihte düzenlenen Deep Purple konserine gidemedi.Kederli ve tabiri caizse kalbi kırık rg350dx model ibanez elektrik gitarıyla bu grubun parçalarını çalıyor.Peki tüketici ne diyor?Emin olun bundan memnun değiller, 'bu ne (u)lan kapat şu zımbırtını' sesleri aile halkından yükseliyor.Ben onların süpürge seslerine pek de aldırış etmiyorum oysa ki.
Neyse, geçen gün her zamanki gibi sabaha programlarını izliyordum burdan adını vermek istemiyorum, programda Ali Poyrazoğlu gibi 'star' isimler vardı.Aniden işte bu konu başlığı çıktı 'Deep Purple sahnede 'katibim' çaldı.'Hoşuma gitti, iyi yapmışlar dedim içimden.Onlar da aynı şeyleri konuşuyorlardı sonra Ali Poyrazoğlu, 'Ben de farklı bir şekilde bakmak istiyorum' diyerek,'Yabancı bir grubun buraya gelip 'Türk' eseri olarak Katibim'i çalması, 'acaba başka çok ünlü parçalarımız bilinmiyor mu?' sorusunu beraberinde getirdi bence' diye ekledi.Çok şaşırdım.Ondan bu kadar zarif bir çıkış beklememiştim. Farklı bakış açılarını çok severim.Tahammül edemeyebilirim bazen ama severim yani.Ekşi sözlük yazarlarına özenen o insanlar gibi olsaydım bkz.'demokrasi insanı' derdim.Evet Starbucks'da takılıyorum.Ordaki insanlar çok hoşuma gidiyor.Basmane'ye veya Kadifekale'ye Starbucks açılsa ya.Limontepe'ye de olabilir ama o hava olmaz gibi geliyor.Bunu zaten sonraki 'Starbucks insanı ve piskolojisi' konumda inceleyeceğim, çünkü orda bildiğimiz, sokakta geçen hareketlerimiz, fizik kuralları geçersiz.Makro sistem orası.Hoşçakalın.
Bu arada hızlı okuyan(NLP gibi) arkadaşlarım falan varsa, yazının ortasına bakıyorsunuz siz. birşey dikkatinizi çeksin. tolga

Hiç yorum yok: