
anılara çok değer veren bir herifçioğluyum ,anılar olmazsa olmaz insan geçmişinden ders alır
gelecekte o hataları yapmaz gibi klişelere girmek için seçmedim bu konu başlığını.her yerinden SANAT KİŞİSEL VE MUHTEREMDİR
kokuları gelen blogumuza yazarken , hürriyet gazetesinin en çok okunan sayfasında okkalı bir maaşla çalışan biri edasıyla
okucuyla konuşmam,kendimi okuyucuya izah etmem ne kadar mantıklıdır bilinmez./neyse artık konumuza geçelim / gibi dünyanın en aptal
klişesini de yapmıycam tabi ki.daha önce yazdığı bütün boş şeylerin boş olduğunu itiraf etme anlamına gelen bu söz
benim değerli fikirlerimi içeren öncümlelerden sonra kullanıldığında pek tabi ki bir anlam ifade etmeyecek.o kadar bok attım ama
ilk cümlede bahsettiğimiz ve okuyucuların 'asıl konu' dediği konuya geçmek için başka bir yol izlemek hayli zor olacak.sırf
tükürdüğümü yalamamak için'asıl konuya ' hiçbir bağlaç cümlesi veya sözcük öbeği kurmadan geçicem.
17 yaşımda olmama rağmen 10-16 kişilik bir dinleyici kitlesini karşıma aldığımda 3 saat kadar eğlenceli vakit geçirtecek kadar
anıya sahibim.anılarla çoğu zaman eğlenceli arkadaş ortamlarında karşılaşmayız elbet , yastığı kafanıza koyduğunuzda , gecenin bi köründe
sevdiğiniz şarkılardan birinin nakaratında, dünyayı hafif buğulu görürken ay ile karşılaştığınızda, veya bir filmin jeneriğini dolu gözlerle
izlerken... bu liste epey uzatılabilir , sizin cümle kurma kabiliyetiniz ve yazarken sıkılmamanıza bağlı olarak.
yukarda saydığım durumlardan birinde beyninizn ücra köşelerinden çıkıveren bir anıyla karşılaştığınızda hissetiğiniz duyguyu kelimelere dökmek
isterdim ancak daha 30 yaşına gelmedim.size bütün masumeyetimle ifade edebilirim ki aynı anda o kadar fazla duyguyu başka hiçbir an hissedemezsiniz.
benim yaşlarımda insanların kendini anılara verip hüzünlendirmesi pek de kolay birşeydir efendim.çok da uzağa gitmenize gerek yoktur
1 hafta,1 ay , 1 yıl, en fazla 5 yıl ... zaten 12 yaşından önce hatırlamaya dair ne anınız olabilir ki? PART2'DA olmıycak bir yerde olmıycak bir anının
sizi allak bullak etmesi hakkında kısa bir öykü yayımlayacağım. (üslübumun alpay erdem , tanzimat 2. dönem , fırat budacı , bukowski , tuna kiremitçioğlu, kafka kanallarında geziniyor olması üslubumun daha oturmamış olmasından kaynaklanmaktadır)
(kendimi çok eleştirdim tabi ki hepsi sizin gözünüze girmek için!)varlığım EN FAKİRe EN DÜRÜST damgası yapıştıran EN CAHİLi En MUTEVAZI yapan yüce ulusuma armağan olsun

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder