Çarşamba

aşkım seni çok seviyorum...


bu kadar hayvansal bir duygu ve hareketler zincirini karşı cinsin en çok ilgi gösterdiğimiz yeri olan göt ile sembolize edip üstüne bir de açlık ve tutkunun rengi olan kırmızıyı yapıştırmak bence bu kavrama çok büyük bir saygısızlıktır. insan ırkı dünyada varolduğu sürece hep yetenekli hayvanları örnek almış ve bütün icatlarını doğadan taklit etmiştir . (hepsinde de başarılı olunmuştur) örneğin bir uçağın yapısı tıpkı bir kuş gibidir , bir denizaltının yapısı tıpkı ispermeçet balinası gibidir , her gün kullandığımız priz sisteminde bile bir giriş (vajina) bir de iletici (penis) ikilisi kullanılır.bu örneklerden de anlaşılacağı gibi doğa her zaman en doğrusunu yapar ve taklit etmek bize çok şey kazandırır . doğaya baktığımızda bizim aşk diye tabit ettiğimiz olgunun sonunda bireylerin birbirleriyle çiftleşmesiyle sona eren gelip geçici bir olay olduğu gözümüze çarpar . ancak biz insanlar nedense ''her şey sadece seks değil , günümüzde aşk sadece seks oldu'' gibi garip anlamlar yüklüyoruz bu temel ihtiyacımıza. itiraf etmesi gerçekten çok zor olacak ama şunu söylemeliyimki bu geçici duygu fırtınası seksle sonuçlanır ve bir iki birleşmeden sonra sona erir , birey yeni partner arar ve bulur . hayvanlara baktığımızda uzun süreri birliktelik(evlilik) görülmemiş şeydir . buradanda ulaşacağımız sonuç ; evet aşk sadece seksten ibarettir.
Bu yazı dizisini daha sonra devam ettirip moral bozmaya ve kalp kırmaya devam edeceğim . (not:kişisel anlama)

Hiç yorum yok: