Perşembe

shortcut ...


Az sonra soğuk , kokusuz , gürültüsüz bir sokaktan geçeceğim.Neden geçeceğim konusunda en ufak bir fikrim yok . Kulağımın içinde inişleri çıkışları olan karamsar bir şarkı çalıyor , kitaplardan okuduğum kadarıyla bu tip halüsinasyonlar 2-3 gün uykusuz kalınma durumlarında beynin vücudu uyutmak için tanıdık bir kişiyi veya sesi sürekli tekrarlaması sonucunda meydana gelir. Benim tekrarlanan sesim ise , the end of everything . 2 hafta önce işime son verilmesi , eşimin kafamda tabak kırması , siktiğimin hayatında sahip olduğum tek şeyin üstümdeki don olması , anne ve babamın daha yeni vefat etmiş olmaları ve param varken oynadığım bir halı saha maçında yaraladığım dizimin bakımsızlıktan iltahapla kaplanması... Tipik bir 30 yaş adamımdan beklenen dertler , hayatın anlamını çözememekle karışık , yalnızlık , birlikte mastürbasyon yapacağınız arkadaşlar yerine zorunlu iş arkadaşlıkları... Evet , hepsini yaşadım ve tam ortasındayım . 50 yaşıma kadar hayatta kalmayı bşarabilirsem bugünleri gözlerim sulanarak hatırlayacağımdan eminim , o yüzden gözyaşlarımı 50 yaşıma saklıyorum.Erken başlayan ereksiyon problemlerim , bel fıtığım , bol tuzlu biberli evliliğim evliliğim , hepsini düşündümde saat 3'te bu dar sokaktan neden olduğumu bilmeden geçmem için çok gerekli sebeplerim var. Bir umut var içimde yolumu bir tinerci keserde boğuşuruz diye . Sonra da belki portakal kokan kafama çiğnenmiş sakız yapışmış , ağzım açık yıldızları seyrederken ölürüm orada. Güneş ilk ışıklarını vurduğunda yıldızların gösterisi bitmiş olur ve polis abiler güneş ölü gözlerimi yakmasın diye gözlerimi kapatıp , kokan bedenime Zaman gazetesi örterler.Hepsi tamam da otopsi bana çok koyar , emek emek yaptığım adelelerimi bir bir neşterle yardıktan sonra bira kokan böbreğimi çöpe atmalarını , sayısız kız için çarpan kalbimi yerinden söküp buz gibi bir kaba koymalarını , hayatımda önemli olan bütün kararlarımda büyük etkisi olan penisimi kesip ''bio hazard'' poşetine koymalarını , çok sevdiğim arkadaşlarımın omuzlarında terli terli dolaşan ve onları bütün sevgisiyle sıkan ellerimin içinden tüp geçirip kanımı boşaltmalarını... Bunlara tanık olamam , ölmemeliyim . Karaktersiz bir tinercinin tinerin dozunu kaçırmasının kurbanı olamam , herşey o kadar basit değil.Bu yaştan sonra yapacak çok şeyim olmamasına rağmen hala eğlenebilirim . Tamam , kafamı yastığa koyduğumda asla göremeyeceğim arkadaşlarım aklıma gelince bir iki damla gözyaşı dökeceğim , ilk yaptığım haylazlıkları çok buruk bir gülümsemeyle anacağım , neden o kızla hiç konuşmadım diye üzüm yerken kusacağım ama bende eğlenebilirim...
Ve eğer eğlenmek istiyorsam o sokaktan geçmemeliyim...

Hiç yorum yok: